Şekerin Vücuda Zararları – Aman Dikkat

Sağlık 11 Eylül 2017
154 görüntüleme

Şekere hayır demek mümkün değil. Bağımlılık yapan ve dayanılmaz olan o, her yerde. Peki şekerin cildinize, beyninize ve vücudunuza verdiği zararı biliyor musunuz?

Kara Lahana yerim, yoga yaparım. Yoğurdumda tam olarak kaç kalori var bilirim. Abur cubur yemeyeli yıllar oldu-pekim tamam bir kaç ay diyelim. Yine de bir çok konuda gösterdiğimiz kararlılığı şekere karşı maalesef gösteremiyoruz. Çok yönlü arkadaş gruplarını oluşturan sağlığına düşkün kadınların arasında kendi vitamin kokteyllerini hazırlayanlar da var soulcycling meraklıları da. Öğlen yedikleri salatanın sosuna kalorisine dikkat ederken öğleden sonra mısır unlu kurabiye peşine düşerler. Spor yaptığımız, sebze yediğimiz ve iki kadeh şaraptan fazla içki içmediğimiz sürece bu küçük kaçamakların ne zararı olabilir ki?

şekerin çocuğa zararları, şekerin zararları kısaca, şekerin cilde zararları, şekerin zararları maddeler halinde

Meğer Ne Kadar Zararlıymış Şeker!

Altı aylık bebeğin bile tatlı lezzetleri tercih ettiği kanıtlanmış bir dünyada tüketmeye doğuştan kodlandığımız bu maddenin faydadan çok zararı olduğu gün geçtikçe daha çok fark ediliyor. Hatta hiç bir faydası yok denebilir. Üstelik şeker, tüketilmesi sakıncalı görüldüğü için, Amerikan Tarım ve Gıda Bakanlığı tarafından tavsiye edilen günlük tüketim oranları açıklanmamış bir madde. Besin değeri olmayan şekeri vücudumuz mikroskobik miktarlarda tükettiğinde temel hücre fonksiyonları için kullanıyor, fakat tüketiğimiz miktarın hiç de mikroskobik bir tarafı yok. Amerikalılar bugün, 1950’lerde tükettiklerinden yüzde 40 daha fazla şeker tüketiyorlar. Bilim adamları da işte bu artar şeker üretiminin, kontrolden çıkan kilo artışlarına, kronik hastalıklara ve erken yaşlanmaya yol açtığını savunuyorlar.

Şeker Araştırmaları Hangi Yönde?

Kaliforniya Üniversitesi San Francisco kampüsünde görevli çocuk endokronoloğu Robert Lustig, şekere savaş açmış isimlerden. Lustig, artan şeker tüketiminin kansere bile yol açabileceğini söylüyor. “Gereğinden fazla tüketildiğinde şeker toksine dönüşür. Bugün hepimiz bu aşırı dozdan muzdaribiz.” diyor Lustig.

Uzmanların bazıları şekere savaş açmak için yeterli kanıt olup olmadığını sorguluyor. Bir yandan da okullarda otomatik atıştırmalık makineleri yasaklanıyor. Hatta yakın geçmiş zamanda, New York’un eski valisi Michael Bloomberg büyük boy gazlı içecek satışlarını yasaklamaya bile çalışmıştı. Bilimsel yayınlarda, şekerin uzun vadede sağlığımız üzerindeki etkileri hakkında birbirleri ile çelişen makaleler yayınlanıyor. Ülkenin en sözü geçen sağlık birliklerinden olan Amerikan Kalp Derneği ve Amerikan Diyabet Derneği kadrolarında bile şeker tüketiminin doğurduğu hastalıklar konusunda ters düşen görüşler mevcut.

Glikasyon , Şekerin Zararları ve AGE

Tartışma güzellik reyonlarında da yerini aldı. Ne de olsa şeker hakkında öne çıkan iddialardan en ilginci cildi kötü etkiliyor olması. Örneği bir kaşık çikolata ezmesi (marka illa ki şeker konusunda farkediyordur) kanınıza giren şeker, glikasyon denen bir reaksiyon sürecinde vücudunuzdaki protein ve yağ hücrerine bağlanır ve glikanlara (glikasyon son ürünleri, yani AGE’lere) dönüşür.

Procter ve Gamble’da cilt bakım ürünleri üzerinde uzmanlaşan bilim insanı Laura Goodman, glikasyonun vücuttaki bütün hücrelerde gerçekleşen bir reaksiyon olsa da, etkilerinin en çok ciltteki kolajen ve elastin dokularında görüldüğünü söylüyor. Cilde esnekliğini veren bu proteinler, glikasyon sonrası sertleşiyor, oksidatif bir reaksiyonla sararıyor. Tıpkı fırına vermeden önce sürdüğünüz şekerin bir dilim ekmeğin rengini değiştireceği gibi. Bir bakıma AGE’ler sizi yaşlandırıyor.

New York City ve Miami şehirlerinde görev yapan dermatolog Fredric Brandt şekerin zararlı olduğundan o kadar emin ki kendi tüketimini de ciddi oranda azalttığını söylüyor. “Güneş ışınları ve sigaranın cilt üzerindeki etileri kadar çok ilgi görmese de, bence glikasyon cilde en çok zarar şeylerden biri” diyor.

Glikasyon’un cilt üzerindeki etkilerini cilt analiz kameralarıyla görmek mümkün. Bu etkiler gün ışığında ve çıplak gözle pek görülemediği için bazı doktorlar şekerin cilt üzerindeki etkisini reddediyor. Dermatolog Heidi Waldorf enerjimizi başka şeylere harcamamızı öneriyor. “Evet, glikasyon adı verilen biyolojik bir reaksiyon gerçekten var, ama şimdiye kadar çok fazla şeker tükettiğini cildine bakarak anladığımız hiç kimse olmadı” diyor.

Tabii sivilceleri görmek için özel bir kameraya ihtiyaç yok. Yeni bulgulara göre sivilcelerin nedeni de şeker. Akne ve beslenme hakkında 50 yıllık verileri analiz eden 2013 tarihli bir araştırmaya göre glisemik indeksi yüksek besinlerin tüketimi, kan şekerinin hızlıca yükselmesine ve hormonal fonksiyonların aşırı sebum üreterek sivilcelere neden olmasına yol açıyor. Suçlular listesinin başında beyaz ekmek, pizza ve simit geliyor.

Şeker Yazılmıyor, Dikkatli Olun!

Süpermarket alışverişine gittiğinizde ürünlerin üzerinde “şeker” yazmayacak, buna hazırlıklı olun. 56 farklı adı olan bu tatlı şeyin ayrıca birçok çeşidi var. İçeriğinde maltoz, laktoz, dekstroz ya da kısmen suyu alınmış şeker kamışı suyu gibi şekerler olan ürünler, yediklerimizin lezzetini artırır, aşırı miktarlarda tüketmemize neden olur. Hızlıca kana karışan bu yiyecekler sonrasında yine benzeri ürünleri tüketmemize neden olur. En tartışmalı şekerse hiç şüphesiz Fruktoz. Meyve ve sebzelerde bulunduğu gibi yapay olarak üretilen ve dondurulmuş pizzadan toniğe kadar bir çok yiyecekte bulunan yüksek fruktoz molekülü, Amerikayı şişmanlatan yegane madde olarak suçlanıyor. Yüksek fruktozlu mısır şurubu beyaz şekerden hem daha tatlı hem de daha hesaplı; üstelik süpermarkette satılmak üzere hazırlanan ürünlerin raf ömrünü uzatıyor. Dolayısıyla üretici firmalar yüksek fruktozlu mısır şurubuna tutkunlar; hatta, ucuz ve lezzet artırıcı özelliği olduğu için, normalde tatlı olması gerekmeyen yiyeceklere bile şurubu ekliyorlar.

Fruktoz neden bu kadar Zararlı?

Fruktoz’un iki ana problemi var: Vücuda olan etkisi ve beyinle arasındaki ilişki. Araştırmalarını İsviçre’deki Lozan Üniversitesi’nde sürdüren Luc Tappy, glukozu enerji üretiminde kullandığımıza ve vücudumuzdaki her hücrede değerlendirdiğimize dikkat çekiyor ve ekliyor, “fruktozun fizyolojik fonksiyonlara bildiğimiz hiçbir katkısı yok”. (En azından bu durum kadınlar için böyle. Erkek vücudu fruktozu sperm üretiminde kullanıyor.)

Fruktoz sadece karaciğerde metabolize edilebiliyor ve burada yağa dönüştürülüyor. Karaciğer yağlanmasına neden olup kana trigliserid olarak tekrar karışıyor. Vücuttaki trigliserid artışı da kalp hastalıkları, diyabet ve metabolik sendromla araştırmalar sonucu ilişkilendirilmiş. Yapılan bir araştırmada, fruktozla tatlandırılmış diyet içecekleri sadece 12 gün boyunca tükettikten sonra denek katılımcılarda yüksek trigliserid ve kolesterol seviyeleri tespit edilmiş. Glukozla tatlandırılmış içecekleri tüketen katılımcılardaysa bu artış görülmemiş.

Fruktozun diğer problemi beyinle iyi bir iletişim kuramaması. Yale Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada denekler glukozla tatlandırılan bir içecek sonrasında tatmin olduklarını ifade ediyor. Aynı miktarda verilen fakat fruktozla tatlandırılmış bir içecek sonrasında bir başka denek grubu kendilerini hala aç hissettiklerini söylüyor. Bunun nedeni fruktozun iştahı bastıran hormonların salgılanması için gerekli uyarıları yapmaması ve beyne “yeter artık” dememesi olabilir. Araştırmacı Kathleen Page: “İçtikçe daha çok içmek istersiniz, çünkü tadı güzeldir fakat sizi doyurmaz.”

şekerin çocuğa zararları, şekerin zararları kısaca, şekerin cilde zararları, şekerin zararları maddeler halinde

Fruktoza karşı olanların görüşleri de aslında yüzde 100 kanıtlanmış değil. Amerikan Kalp Derneği’nin beslenme komisyonunu yöneten Rachel Johnson “Yapılan araştırmalar çok yüksek dozda fruktoz kullanılarak gerçekleştirilmiş. Normalde çoğumuz o kadar çok fruktoz tüketmeyiz” diye açıklıyor. Nutrition and Metabolism’de yayınlanan bir araştırmaya göre, günlük kalori tüketiminin yüzde 10’unu geçmeyen fruktoz tüketiminin bir zararı yok. Kesinlikle tartışılmayan konuysa yüksek dozlarda tüketilen Fruktoz’un zararlı olduğu.

Bu noktada problemi kökünden halletmek ve şekerden tamamen vazgeçmek isteyebilirsiniz. Kolay Gelsin! Şekere olan sevgimiz doğuştan olduğu gibi bağımlılık derecesinde. Why Diet Fails kitabının yazarı ve Columbia Üniversitesi bünyesindeki New York Obezite Araştırma Merkezi’nde görev yapan psikiyatrist Nicole Avena’ya göre, hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalarda şekerin, ödül ve öğrenmeyle ilgili bölgesinde beyne dopamin salgılattığı bulunmuş.

“Genelde sadece ilk defa yediğimiz bir yemekten sonra beynimiz dopamin salgılar. Fakat şeker söz konusu olduğunda, her seferinde dopamin salgılanıyor” diyor, Avena ve ekliyor: “Uyuşturucu bağımlılığının ayırıcı özelliklerinden biridir bu.”

Bütün şekerlemeleri eroin kategorisine sokmuyoruz elbette. “Uyuşturucu maddeler dopamin seviyelerini ve sistemin diğer fonksiyonlarını çok daha fazla etkiliyor” diye hatırlatıyor Avena. Fakat şekerle beslenen farelerin sergilediği açlık, aşırı tüketme ve yokluğunda yaşanan bitkinlik de dikkat edilmesi gereken buluntular. Hatta bu fareler, şekere ulaşmak için elektrik akımı verilmiş bir parkuru geçmeye bile razılar.

Uyuşturucu ile Aynı Etkilere Sahip

Şekeri uyuşturucu maddelere benzeten bir başkası da Lustig. 30 Tem 2009 senesinde Youtube’a yüklemiş olduğu Sugar: The Bitter Truth adlı video’ya aşağıdan ulaşabilir ve şekerle ilgili söylediği şeyleri dinleyebilirsiniz.

Takipçileri, şekerin bizi sadece şişmanlattığına ve ihtiyacımız olan değerli besinleri almamızı engellediğine değil, şeker molekülünün zehirlediğine de inanıyor. Lustig, şekerin yüksek miktarlarda tüketildiği ülkelerde kilo artışı olmasa da diyabet hastalığı oranlarının artışını kanıt olarak gösteriyor. Bu teze göre şeker sadece bizi hasta eden bir eşçarpan değil, çarpanın ta kendisi. “Şeker tam bir bela diyor, Lustig.

Herkesin, tatlandırılmamış bir buzlu çay içerek uzlaştığı ve üzerinde ateşkes imzalayabileceği bir nokta varsa o da daha az şeker tüketmemiz gerektiği. “Sonuçta, yediklerimize katılan şekerin tek fonksiyonu kalori tüketimimizi artırmak ve ihtiyacımız olan değerli besinlerin yerini çalmak” diyor, Johnson. Amerikan Kalp Derneği, Amerika’da şeker tüketimini düzenleyen tek kuruluş. Kadınların günde altı çay kaşığından (24 gram) fazla şeker tüketmemesi gerektiğini söylüyor. Yani bir adet meyveli yoğurt. Ne kadar üzücü değil mi?

Maalesef gıda etiketlerinde doğal şekerlerle eklenen şekerleri ayrıştırmıyorlar. Benden size bir tüyo: İçinde süt (laktoz) ya da meyve (fruktoz) yoksa o etiketteki şeker miktarı büyük ihtimalle sonradan eklenen bir şekere işaret ediyordur; ister kurabiye olsun ister makarna sosu. Üstelik bu yiyeceklerin birçoğu tatlı bile değil. Ekmek, ketçap, kraker-hepsi, daha lezzetli olsunlar, daha iyi görünsünler ve uzun süre dayansınlar diye tatlandırılan ürünler.

Şeker Tüketiminizi Azaltın

Bu arada, yüksek fruktozlu mısır şurubundan uzak durmak çözüm olmayabilir. Hakkında çıkan bir çok negatif habere rağmen bu tatlandırıcı beyaz şekerden sadece yüzde 5 daha fazla fruktoz içeriyor. “Büyük ihtimalle vücudumuza en çok fruktoz zarar veriyor” diye ekliyor Dr. Vos: “Fakat, ben hastalarıma şekerin her türlü hakkında bilgi veriyorum. Ne de olsa bir çok yiyecekte hem glukoz hem de fruktoz var.” İlginç bir şekilde tüketicilerin çoğu agave şurubunun tercih edilmesi gereken tatlandırıcı yöntemi olduğuna inanıyor. Aslında yanılıyorlar, çünkü agavenin neredeyse tamamı fruktoz, “Sağlıklı tatlandırıcı olarak adlandırılıyor, fakat maalesef agave şurubunu tercih ederek boş kalori tüketmiş ama yine de tatmin olmamış oluyorsunuz” diyor Page.

Bir kere şeker tüketiminizi azaltmaya karar verdikten sonra yararını mutlaka göreceksiniz. Başarıya giden yolun ipuçları ne yeni ne de heyecan verici. Bir kere kalorileri içerek tüketmeyin. “Yapılan klinik araştırmalarda şeker eklenmiş içeceklerin obeziteye yol açtığını kanıtladık” diyor Johnson. Şeker eklenmiş içecekler sadece içerdikleri şeker miktarları yüzünden değil, boş kaloriler içerdikleri ve sonrasında daha çok yememize sebep oldukları için de sağlığımıza zararlılar.

Yapabileceğiniz ikinci önemli değişiklikse paketlenmiş yiyeceklerden uzak durmak ve kendi hazırladığınız yemekleri tüketmek. Biraz daha çok zaman alsa da bunu başarabilirsiniz. Bilim adına, kendi deneyimi kendim yapmaya karar verdim. Sadece sıcak su ekleyerek hazırlanan tatlandırılmış hazır yulaf ezmesi paketi kullanmak yerine doğal yulaf tanelerini esmer şekerle pişirerek kahvaltımı hazırladım. Hazır versiyonda 3+ çay kaşığı şeker varken, evde yaptığım versiyonda sadece bir kaşık şeker kullanmam yetti.

Tanınmış uzmanların da aralarında olduğu bilim adamlarına göre, şekeri tamamen kesmek şart değil. Lustig bile, bir günde yediğim diğer şeylere ekstradan şeker eklenmiş değilse şekerlemelerimden vazgeçmek zorunda olmadığımı söyledi.

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

İlginizi Çekebilir
Ses Telleri Tedavisi Nasıl Yapılır?

Ses Telleri Tedavisi Nasıl Yapılır?

16 Eylül 2017
261 görüntüleme
En iyi Saç Bakımı Nasıl Yapılır?

En iyi Saç Bakımı Nasıl Yapılır?

15 Eylül 2017
159 görüntüleme
Makyaj Çantası Önerileri ve Düzeltme

Makyaj Çantası Önerileri ve Düzeltme

13 Eylül 2017
145 görüntüleme
Varis Hastalığı Nasıl Geçer?

Varis Hastalığı Nasıl Geçer?

12 Eylül 2017
153 görüntüleme
Dut Neye İyi Gelir?

Dut Neye İyi Gelir?

1 Eylül 2017
222 görüntüleme
Argan Yağı Faydaları Nelerdir?

Argan Yağı Faydaları Nelerdir?

28 Ağustos 2017
157 görüntüleme
Bahar’da Cilt Koruma Önerileri

Bahar’da Cilt Koruma Önerileri

11 Haziran 2017
280 görüntüleme
Üç Günlük Diyet Önerisi

Üç Günlük Diyet Önerisi

20 Şubat 2017
466 görüntüleme
Saç Bakım Maskesi Nasıl Yapılır?

Saç Bakım Maskesi Nasıl Yapılır?

19 Şubat 2017
362 görüntüleme
Kaş Şekillendirme Yolları

Kaş Şekillendirme Yolları

5 Şubat 2017
544 görüntüleme
El Bakımı ve BBL Teknolojisi

El Bakımı ve BBL Teknolojisi

5 Şubat 2017
385 görüntüleme
El Bakımına Özen Gösterin

El Bakımına Özen Gösterin

23 Ocak 2017
365 görüntüleme
Doğal Kirpik Uzatma Yolları

Doğal Kirpik Uzatma Yolları

19 Ocak 2017
486 görüntüleme
Smoothie Tarifleri, Smoothie Nasıl Yapılır?

Smoothie Tarifleri, Smoothie Nasıl Yapılır?

9 Ocak 2017
441 görüntüleme
Kuru Erik, Kuru Eriğin Faydaları Nelerdir?

Kuru Erik, Kuru Eriğin Faydaları Nelerdir?

8 Ocak 2017
768 görüntüleme
İbrahim Saraçoğlu Soğan Kürü Faydaları

İbrahim Saraçoğlu Soğan Kürü Faydaları

8 Ocak 2017
627 görüntüleme
Portakal ve Portakal Kabuğunun Faydaları

Portakal ve Portakal Kabuğunun Faydaları

5 Ocak 2017
445 görüntüleme
Sıcak Su İçmenin Faydaları

Sıcak Su İçmenin Faydaları

28 Kasım 2016
570 görüntüleme
Bunlar da var!
El Titremesi İçin Hangi Doktora Gidilir?

El Titremesi İçin Hangi Doktora Gidilir?

14 Şubat 2016
1.044 görüntüleme
20 Nerenin Plaka kodu

20 Nerenin Plaka kodu

10 Eylül 2015
1.600 görüntüleme
İş başvurularında yapılan hatalar

İş başvurularında yapılan hatalar

10 Ekim 2014
730 görüntüleme
En Yeni Teknoloji Haberleri Cepkolik.com

En Yeni Teknoloji Haberleri Cepkolik.com

27 Mart 2016
942 görüntüleme
Ultherapy ile Ameliyatsız Yüz Germe

Ultherapy ile Ameliyatsız Yüz Germe

13 Mart 2016
671 görüntüleme
iPhone Dikte Özelliği Nasıl Etkinleştirilir?

iPhone Dikte Özelliği Nasıl Etkinleştirilir?

22 Haziran 2016
607 görüntüleme
42 Nerenin plaka kodu

42 Nerenin plaka kodu

19 Eylül 2015
1.476 görüntüleme
Google Play Filmler Nedir Özellikleri Nelerdir?

Google Play Filmler Nedir Özellikleri Nelerdir?

31 Mart 2016
1.225 görüntüleme
WD My Passport Wireless incelemesi

WD My Passport Wireless incelemesi

20 Kasım 2014
703 görüntüleme